Jeodezik Kubbelerin Yapımı

Jeodezik Kubbelerin Yapımı sistemsel bir örgü ile yapılmaktadır. Bu videoda sizlere jeodezik kubbelerin yapımı ve yapım aşamasındaki ilerleme durumu ile ilgili bir video paylaşmak istedik. Bilindiği gibi matematik ile mühendisliğin birleştiği, mimari açıdan da estetik değerlerin öne çıktığı sistemlerdir.

Jeodezik kubbeleri yapısal olarak kurguladıktan sonra bir de birleşim değerleri ve modülleri olarak ele almak gerekir. Bu sistemin kendi içinde çalışabilirliği ve hareket kabiliyetini arttırıcı etkisini gösterir bizlere.

JEODEZİK KUBBE

Kubbeler yüz yıllar boyunca yapılmış ve çeşitli sistemlere detaylara göre halen yapımları devam etmektedir. Kubbe yapımı için gereken bir çok ürün ve malzeme tipi vardır. Bu video da bu sistemlerin yapımı ile ilgili bir çok çalışma alanına erişebileceksiniz.

Kubbelerin yapımının gerekli hesaplamalar ve sistem kurgulamaları bakımından diğer sistemlerden farklı çalıştığı prensibi asla unutulmamalı, tasarımlarda bu sistemlerin birlikte hareketleri olarak ele alınarak incelenmelidir. Sistemlerin birlikte çalıştığı bir çok malzeme de kubbelerin oluşumunu sağlar.

JEODEZİK KUBBELERİN ORTAYA ÇIKIŞI

Jeodezik kubbelerin mimari ve tasarımcısı olan Fullerin tasarımı ve mirası olarak karşımıza çıkan sistem daha basit ve çalışır bir yöntemle, bir çok alanda kolaylık sağlayacak yenilikleri de bizlere sunuyor.

1895 ila 1983 yılları arasında yaşamış, bir yüzyılın sonunu ve bir diğerinin ilk adımlarını tecrübe ederek bizlere bu sistemi kazandıran Fuller, bugün neo-fütüristik çalışmaları ile hayatımızda yer ediniyor. Mimarlığın yanı sıra bir sistem teorisyeni, tasarımcı, mucit olarak da eserlerini bizlere bırakmıştır.

Ne teori de uygulama açısından jeodezik kubbelerin yaratıcısı olmasa da bu inşa formunun kendisiyle özdeşleştirilmesine sebep olan başarılı işlere imza atılmasını Fuller, mimari kurucu babaları arasında gösteriliyor. Öyle ki; ölümünün ardından ortaya çıkan ve başlı başına kimya alanında da boyut atlatır bir nitelik taşıyan karbon moleküllerinin biçimleri, Amerikalı mimarın ardından “fullerene” olarak adlandırılıyor.

1950 ila 1960 yılları arasında çalışmalarında jeodezik kubbeleri kullanan ve geometri açısından en uygun yöntemi bulup kubbeler inşa etmek üzerine teoriler üreten Fuller, bugün karşı karşıya kaldığımız kaynak tükenişi konusuna da öncü bir bakış açısıyla el atmış, az materyal ile çok üretimin yapılabileceği yapılara yönelmesi sayesinde yeni sistemlerin kurulması sağlandı.

https://www.facebook.com/santiye.adam

https://santiyegunlugu.xyz/